TheTurkTime

Biyopsi için gittiği hastanede hayatını kaybetti

2026-03-24 - 09:30

Mersin'de yapılan biyopsi sonrasında fenalaşarak hayatını kaybeden Umut Ballı'nın ölümünde hastane ve görevli doktorların ihmalinin olduğu iddia edildi. Aile sorumlular hakkında şikayetçi oldu. Mersin'de rahatsızlığı sebebiyle gittiği hastanede karaciğerindeki kitle üzerine biyopsi yapılması istenilen 36 yaşındaki Umut Ballı, 18 Mart'ta Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde biyopsi işlemi yapıldıktan 2 saat sonra taburcu oldu. Evine giden Ballı, ertesi gün fenalık geçirerek kusmaya başladı. Bir süre sonra kendine gelen Ballı, hastanenin acil servisine götürüldü. 4 ünite kırmızı, 2 ünite beyaz kan verilen Ballı'nın kan değerlerinde beklenen düzeyde yükseliş görülmedi. Ballı, 21 Mart'ta taburcu oldu ve aynı gün içerisinde yeniden rahatsızlandığı belirtildi. Durumunun ağırlaşmasıyla Mersin Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Ballı, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. KAN NAKLİNE RAĞMEN DEĞERLERİ DEĞİŞMEDİ Baba Yusuf Ballı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden oğlunun ölümünde ihmal olduğunu öne sürerek şikayetçi olduklarını söyledi. Olayla ilgili konuşan baba Ballı, Umut Ballı'ya ünitelerce kan verildiğini fakat kan değerlerinde bir değişiklik gözlemlenmediğinin altını çizdi. Doktor olan akrabalarının, “iç kanama olabilir, müdahale edin” şeklindeki uyarısının ardından Umut Ballı'ya hiçbir müdahalenin yapılmadığını belirten baba, "Sabah saat 07.00’de tekrar taburcu ettiler. Saat 10.00’da hayatını kaybetti. Benim oğlum Üniversite Hastanesi'nin ihmali nedeniyle öldü, başka bir şeyden değil. Şikayetçi oldum" Ballı'nın eşi Handan Ballı ise, eşinin hastaneye “sapasağlam” girdiğini belirtti. Eşine yapılan biyopsinin ardından iki saat müşaade altında tutulduğunu ve sonrasında Ballı'nın eve gönderildiğini belirten Handan Ballı, eve geldikten sonra eşinin fenalaştığını ve hastaneye kaldırıldığını anlattı. DOKTOR TALEBİ YOK DENİLEREK REDDEDİLDİ Eşinin acil girişinden yatışının yapıldığını söyleyen Handan Ballı, Umut Ballı'nın 3 gün boyunca bir sedye üzerinde kaldığını anlattı. Doktorların Ballı'nın serum ve kan takviyesiyle toparlanacağını düşündüklerini ancak biyopsinin ardından kanama ihtimaline karşı hiçbir müdahale yapılmadığını ekleyerek şöyle devam etti: “Servise çıkarılmasını talep ettim ancak ‘doktorun talebi yok’ denilerek kabul edilmedi. Bir ihmal sonucunda eşimi kaybettim.” “NİYE TEMİZ BİR ODA VERMEDİLER” Hastaneye kaldırılan oğlunun acılı hallerini gören anne Naciye Ballı, şöyle konuştu: "Ben onu orada sedyede öyle gördüğüm için çok üzüldüm. ‘Bu nasıl yatak? Niye bir yatak vermediler? Niye temiz bir oda vermediler?’ dedim. Her taraf mikrop içindeydi. Sonuna kadar davacıyım. Ben acı çektim, başkaları çekmesin. Benim yüreğim yandı, başkasının yüreği yanmasın." Hayatını kaybeden 2 çocuk babası Umut Ballı'nın cenazesi, Toroslar ilçesine bağlı Güneykent Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Share this post: